Adilenasit.net | » Naşit Ailesi » Naşit Özcan

Selim'in yoğun ısrarları sonunda Amelya Hanım iki çocuğunu alıp Muammer Karaca'nın karşısına dikildi bir sabah : ‘Bu çocuklar tiyatro yapma aşkıyla yanıp tutuşuyor. Yanınıza alın.' ‘Ne demek' dedi Karaca ‘Babaları Naşit benim eski dostumdu. Onun çocukları benim çocuklarım'. Adile, Şehir Tiyatrosu'ndaki uyduruk rollerden sonra Karaca'nın yanında gerçekten tiyatro yapmaya başladığını hissediyordu ki bir gün kulise gelen dönemin yıldızlarından Şevkiye May moralini fena bozdu:‘Ben senin ablan sayılırım Adileciğim. Sana bir nasihat. Bu çarpık bacakların ve bücür boyunla tiyatroda asla başarılı olamazsın. Yol yakınken dön.' Şevkiye May kısa zaman sonra Adile Naşit'in Fuar Yıldızı oyunundaki muhteşem Düttürü Leyla tiplemesini görecek ve ondan bu sözleri için gelip özür dileyecekti.

1966 kötü bir yıl. Önce anneleri Amelya Hanım vefat etti. Ardından Adile'nin oğlu Ahmet kalbi delik olduğu için ameliyata alındı. Tam ameliyat başarılı geçti diye sevinirlerken komaya girdi ve uyanmadı. Adile Naşit aynı zamanda doğum günü olan 16 Haziran'a işte o sabah hastane kapısının önünde ‘Oğulcuğum' diye ağlarken lanet etti ve bir daha hiç doğum günü kutlamadı. Ama çevresinde ‘Adoş' diye pervane olan tiyatrocu arkadaşlarının da desteğiyle oyunculuk hayatına devam etti. Hatta kısa süre sonra Ertem Eğilmez'le çalışmaya başladı ve Arzu Film için art arda film çekti.

Arzu Film Adile'nin kariyerinde olduğu kadar aile yaşantısında da bir dönüm noktası. Çünkü özellikle 1976'da İşte Hayat filmiyle Altın Portakal En iyi Kadın Oyuncu ödülünü aldıktan sonra Selim'le araları açıldı. Selim hem için için onu kıskanıyor hem de elinde imkanı olmasına rağmen abisine de benzer bir iş ayarlamadığı için kızıyordu. Halbuki Adile, Ertem Eğilmez'den defalarca Selim için bir rol istemiş, Eğilmez pek oralı olmamıştı.

Selim Naşit, eşi Oya'nın bağırsak düğümlenmesi nedeniyle aniden ölmesinden sonra işinden, ailesinden, en çok da hayattan koptu. Tiyatroya gitmiyor, Adilelerle görüşmüyor, oğlu Naşit'i görmüyor, evden çıkmıyordu. Yalnız kalmaktan hem çok korkuyor hem de insan içine çıkmıyordu. Bir gün reklamcı bir arkadaşının vasıtasıyla kötü bir evlilikten yeni çıkmış tiyatrocu Peyker Usta'yla tanıştı. Onu ilk gördüğünde şöyle düşünmüştü: ‘Bu bir mucize!' Kısa sürede hiç kimseyle paylaşmadığı fikirlerini ve duygularını paylaştı onunla. Hemen evlendiler. Peyker onu hayata döndürmüştü. Ali Poyrazoğlu Tiyatrosu'nda sahneye çıkmaya bile başladı. Ama bu evlilikten hiç memnun olmayan biri vardı. Oğlu Naşit. Annesinin ölümünden kısa süre sonra babasının evlenmesine çok kızdı. Aralarındaki pamuk ipliğine bağlı ilişki hepten koptu.

1987'de kocası Ziya Keskiner'in ölümünden 5 sene sonra Adile Naşit'e bağırsak kanseri teşhisi kondu ve kısa süre sonra vefat etti. O dönemlerde gazetelerin ‘Kardeşler düşman oldu' gibi yazılar yazmasına, son zamanlarda aralarının bozuk olmasına rağmen Selim ve Adile Naşit çok yakın iki kardeşti. Kimsenin bilmediği ve görmediği zamanlarda gülerek başlayan sohbetleri birbirlerine sarılıp ağlayarak sonlanırdı. Babalarına, annelerine, oğullarına, eşlerine ağlarlardı. Adile'nin ölümüyle gerçekten sarsıldı Selim Naşit. Ama tiyatroyu bırakmadı. 1990'larda Ahmet Uğurlu ve Levent Kırca tiyatrosunda çalıştı.

Naşit Özcan

Naşit Özcan - (1957)

Doğum Tarihi : 1957

Doğum Yeri : İstanbul

1957'de İstanbul'da doğdu. Merhum Naşit Bey'in torunu ve Selim Naşit'in oğludur. 1971 yılında Gönül Ülkü - Gazanfer Özcan Tiyatrosu'nda yönetmenliğini Ferih Egemen'in yaptığı "Ben Çalmadım" adlı çocuk oyunuyla ilk kez sahneye çıkmıştır. 1979-80 döneminde Ali Poyrazoğlu Tiyatrosu'nun açtığı kurslarda tiyatro eğitimi aldı.

Muhtelif tiyatrolarda çalışan Naşit Özcan 1988'de Şehir Tiyatrosu ailesine katıldı. ve pek çok oyunda önemli roller üstlendi... 1994 yılında "Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım" adlı oyunda "Vicdani" rolüyle, 2000 yılında "Kadın ile Memur" adlı oyunda "Memur" rolüyle Afife Jale ödüllerinde en iyi erkek oyuncu dalında aday oldu.    

Çeşitli TV, sinema ve reklam filmlerinde rol alan Naşit Özcan, tiyatronun yanı sıra seslendirme çalışmaları da yapıyor.  

Televizyon Dizileri

Şen Dullar (Star TV)

Hababam Sınıfı (ATV)

Beşi Bir Yerde (Kanal D)

Şaban Askerde (Star TV)

Deli (TRT 1980)

Ömer Seyfettin'in Hayatı (TRT)

Sihirli Ceket (Star TV)

Pembe Panjurlu Ev (TRT)

Okudukça (Sunucu) (TRT)

Sinema Filmleri

Katil Kim

Avrenos'un Meyhanesi

 

Tiyatro Oyunları 

Titanik Orkestrası-İBST (2007)

Ay, Uyuyor muydun Afedersin-İBST (2004)

Uçurtmanın Kuyruğu-İBST (2003)

Kadın ile Memur-İBST (2000)

Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım-İBST (1994)

Moliere ya da Kara Komplo-İBST (1993)

Kafes Arkasında-İBST (1988)

Ağrı Dağı Efsanesi-İBST (1989)

İkinci Nöbetçinin Sıkıntıları-İBST

Resimli Osmanlı Tarihi-İBST

Barış Kervanı-İBST

Fareli Köyün Kavalcısı-İBST

Deli Eder İnsanı Bu Dünya-İBST

Oidipus-İBST

Yıldızcı Kral ve Soytarısı-İBST

Gölgenin Canı-İBST

Kafkas Tebeşir Dairesi-İBST

Ben Çalmadım(Ç.O)-Gönül Ülkü Gazanfer Özcan Tiyatrosu (1971)

Aslan Asker Şvayk-Şan Tiyatrosu

Sait Hop Sait-Şan Tiyatrosu

Şen Sazın Bülbülleri-Şan Tiyatrosu

Boing Boing-Sadri Alışık Tiyatrosu (2003)

Tanrım Beni Baştan Yarat-Eşek (2005)

 

Yönettiği Oyunlar

İsli Sisili Pis Puslu(Ç.O) (2004)

Ne Hepsi Ne Hiçbiri(Ç.O) (2000)

Çengi (2004-5)

 

Aldığı Ödüller

Afife Jale Tiyatro Ödülleri, Komedi Dalında En iYi Erkek Oyuncu Adayı - Kadın ile Memur (2000)

İsmet Küntay Tiyatro Ödülleri, En İyi Erkek Oyuncu - Uçurtmanın Kuyruğu (2003)

S. Naşit Lions Tiyatro Ödülleri, En İyi Erkek Oyuncu - Uçurtmanın Kuyruğu (2003)

 

 Copyright ©   - Adilenasit.net |  Naşit Ailesi - Naşit Özcan (1957)